Matmazel Zey Zey

Hippodamos Kimdir. Hippodamos Hayatı

26.09.2022
71
Hippodamos Kimdir. Hippodamos Hayatı

Hippodamos Miletlidir. Fakat Atina’da yaşadı. Daha sonra Atina’nın kolonisi Thurio’ya göç etti. MÖ 5. yüzyılın ortalarında yaşadığı tahmin edilmektedir. Hippodamos ilginç giysiler giyerdi. Pahalı mücevherler takardı. Saçları uzundu. Bu giyinme tarzını, Thurioli’den almış ve Atina’ya getirmiş olabilir. Çünkü Thurioiler saçlarını uzatırdı. Yaz-kış kalın ve ucuz bir palto giyerdi. Aristotales, Hippodamos’un doğa bilimlerinin tümünü öğrenmek istediğini ve bu nedenle Atinalıların onu sofist saydıklarını söyler. Sözlük yazarlarına göre, Hippodamos bir meteorologtur [ Freeman (3), Aristotales(8) ]

 

 

Aristotales (8), Hippodamos’un ” Kentleri bölme yöntemini ” bulduğunu söyler ve bu yöntemi ” Modern veya Hippodamos ” diye adlandırılır. Buna göre, Hippodamos kent planması için yeni bir yöntem geliştirmiştir. Bu yöntem, eski tarz dar, eğri büğrü sokak anlayışını tersk etmiş, şehirleri düz, geniş ve birbirini dik açı ile kesen caddelerle bölmek anlayışını getirmiştir.
Hippodamos’un dikdörtgen plan kullanmış olduğu kesindir. Işınsal planlamacılık ve başka çarpıcı buluşlar da ona mal edilmektedir. Fakat bu konuda inandırıcı kanıt yoktur. [ Wycherley (14) ]

 

Hippodamos’un en büyük eseri Pire şehri için yaptığı plandır. Hippodamos, Pire’yi iki bölgeye ayırdı. Bölgelerden birisi ticaret, diğeri yaşam ( oturma ) bölgesiydi. Daha sonra, mimarlar, pazar alanına ” Hippodameia ” diye adlandırdı. Hippodamos, MÖ 444′te Thorioi kolonisinin kuruluşunda görev aldı.

 

Hippodamos, amatör siyaset bilimcisiydi. Bu yönü Aristoteles’in ilgisini çekmişti.  [ Freeman(3) ] Aristoteles (8), Hippodamos’un siyaset teorisini şöyle açıklar:

” Euryphon’un oğlu Miletoslu Hippodamos ( … ) devlet yaşamına etkin şekilde katılmayanlar arasında ilk defa en iyi devlet taslağını hazırlayan kişidir. O, nüfusu on bin kişi olan ve üç zümreye ayrılan bir devlet tasarlamıştır. Zümrelerden birini sanatçılar, diğerini çiftçiler, üçüncüsünü de silah taşıyan savaşçılar oluşturuyordu. Araziyi de üçe ayırarak bir bölümünü tanrıların mülkiyetine, diğerini devlete, üçüncüsüü de özel mülkiyetine vermek istiyordu. Yurttaşlar tanrılara karşı ödevlerini, elde ettikleri ürünlerle yerine getirdileri arazi parçası tanrılar gözünde kutsal olacaktı, savaşçıların geçimlerini sağladıkları bölüm ise devlet mülkiyeti; çiftçilere ait olan üçüncü bölüm ise özel mülkiyet olacaktı.

 

Ayrıca üç çeşit yasa koymanın gerektiğini de düşünüyordu. Çünkü kanısına göre, yargı konusu olan suçlar da sadece üç çeşitti: Fiili hareket, mülkiyete zarar vermek ve adam öldürmek. Üst makam olarak da, doğru bir karara bağlanmamış gibi görünen tüm davaların mutlaka havele edileceği  bir tek mahkeme düşünüyordu. Ama bu mahkeme seçimle gelen belirli yaşlı kişilerden oluşacaktı. Mahkeme kararları oy kullanarak verilmeyecekti, her üye yanında bir tablet bulunduracak, karara vardıysa cezayı bunun üzerine yazacak, yok akladıysa hiçbir şey yazmayacaktı. Eğer birinde böyle, diğerinde başka şekilde karar verirse bunu açıkça belirmek zorunda olacaktı.

 

Çünkü böyle olduğu zaman, durum yasalarca iyi düzenlenmemiş demektir. Zira iyi düzenlenmemiş yasalar, değişik kararlar vermeye mecbur bırakarak yargıçların yalan yere and içmelerine neden olurlar. O ayrıca devlete yararlı bir icatta bulunan kişileri ödüllendirmek için bir yasa daha öneriyordu. Savaşlarda ölen yurttaşların çocuklarına da devletin bakmasını istiyordu, çünkü bu durum başka devletlerde de henüz yasalarla düzenlenmemişti.

 

Oysa böyle bir yasa bugün hem Atina’da hem de bazı başka kentlerde yürürlüktedir. Devlet görevlilerinin de halk tarafından seçilmesi gerekiyordu. Ama o devletteki üç zümreyi halk sayıyordu. Seçilen görevliler kamu işleriyle ayrıca yabancıların ve yetimlerin sorumlarıyla ilgilenecekti.”

Hippodamos’un devletle ilgili taslağında yer alan önemli görüşleri işte bunlardır.

Kaynakça

(3) Freeman, K, The Pre-Socratic Philosophy, Vol. I, Burns Oates ve Washbourne, 1956.
(8) Aristotales, Polltica, Oxford Press, 1921.
(14) Wyeherley, R. E, Antik Çağda Kentler Nasıl Kuruldu ?., Arkeoloji ve Sanat Yayınları, 1993.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.