Matmazel Zey Zey

Esrime Nedir? Esrime Hakkında Bilgiler

17.09.2022
60
Esrime Nedir? Esrime Hakkında Bilgiler

( Yunanca ” ékstatis” ) sözlük anlamı ” çıkış “; ancak cümle içerisinde kullanımına göre kendinden geçne, tutkunluk, çoşma ya da delilik anlamına gelir. Dar anlamda ” esrime “, yaşayan kişinin kendi rasyonel kontrolünü kaybettiği ve doğaüstü güçler tarafından kontrol edildiğini hissetiği durumu tanımlar.

Esrime, ilaç, güçlü veya uzun süreli, tekrar ede duyumsal uyarımlar, grup dinamiksel süreçler, örneğin kitle psikozları, hareket stereotipileri gibi belirli davranış şekilleri veya diğer vücut egzersizleri ( dans, yoga, aşırı koşma ) ve çok sayıda teknik ( meditasyon, oruç tutma, uyku uyumama gibi dış ) etkenler ile ortaya çıkabilir. Tıbbi-nörolojik açıdan esrime geçici beyin sorunudur; öyle ki migrenin bazı formlarında ağır yerine esrik, dayanılmaz aydınlıkta, çok renkli ışık çakmaları ile titreşen vizyonlar ortaya çıkmaktadır.

 

Bazı epilepsi hastaları da ” aura “yı, nöbet başlangıcından hemen önceki anı esrime halinde yaşamaktadır. Ekstasinin bedensel yan etkileri, katılaşma ve aşırı artdan areketlilik arasında gidip gelmektedir.

 

Esrime sırasındaki kontrol kaybı, yükel güçler tarafından etki altına alınmaya ya da onlarla birleşme duygusuna yol açtığından, bütün dinler için büyük anlamı vardır. Bazı dinlerde bunun için hazırlanmış ve kabul edilmiş metotlar vardır, bunlar örneğin dervişlerin mistik mezhebindeki dönme dansı, konsantrasyon egzersizleri, oruç tutma ve nefes teknikleri Hint dinlerindeki Apnoe, Zen Budizmi’nde Meditasyon‘dur. Erkan hıristiyan döneminde esrime adete seçilmişliğin ispatı sayılıyordu. Havari tarihinin 2. bölümü’nde Ruhülkudüs’ün naxil olması, bir çeşit dinamik kitlesel eserimedir:

 

Ve onlara diller gözüktü, sanki ateşten yarılmış gibi; ve o onlardan  birisinin içine oturdu; ve hepsini kutsal ruh doldurdu ve ruh onların konuşmasına izin verince başka dillerde dua etmeye başladılar.

 

İtiraflar adlı eserinde yazdığı gibi, Augustinus bile tüm çabalarına rağmen dine dönüşü kadar esrik olaylardan yoksun kaldığına üzülmektedir. Ancak bu ölen annesiyle son konuşmada gerçekleşir:

 

Konuşmanın akışı sırasında, sonsuz yaşamın hazzıyla, bedensel mantığımızın hiçbir tutkusunun karşılaştırılamayacağı ortaya çıktı: O anda hareretle tözel benliğe yükseldik; ve adım adım bütün beden dünyasını, gökyüzünü, gezdik, güneş , ay ve yıldızlar dünyayı aydınlatıyordu. Ve eserlerini seyrederek, üzerinde konuşarak, onlara hayranlık duyarak daha yükseğe çıktık ve kendi ruh dünyamıza ulaştık. Ve tükenmeyen bolluktaki, üzerinde İsrail’i gerçeklik gıdasıyla otlattığın diyarlara ulaşmak için onun ötesine yürüdük; ve orada yaşam bilgeliktir, bütün yaratılanların oluştuğu bilgelik… ve biz bu şekilde, bu sonsuz bilgelikten, ona bütünüyle özlam duyarak konuşurken, o anda kalbimizin tam bir vuruşunda onu sessizce dolaştık; o anda çimizi çektik ve orada bağlı bıraktık ” Ruhun ilkleri “…

 

İyi bir gnostik-yeniplatonik ekstasenin sunabileceği her şey meydana gelmektedir. Havari Paulus burada çok daha dikkatlidir. Korinthos’lulara 2. mektubunda, kendi seçkin ekstatik vizyonlarını tasvir ederek, Paulus ile kıyaslandığında ruhani üstünlüklerini ispatlamak istiyen, muhtemelen Kudüs’teki rakipler olan Yahudi Hıristiyan misyonerlerin yaptığı karalamaya karşı çıkar. Kendisinin de doğal olaak en iyi ekstaseleri yaşadığını, fakat bununla övünmek istemediğini, onları özel saydığını anlatır.

 

Tevrat  da bu konuda çok çekimserdir: Ekstaseler Baal rahipleri içindir, fakat RAB’bin bir profiti için değildir. Bu nedenle grup dinamiksel ekstaseleri, daha çok kral Saul ve uşakları gibi iüphe eden kişiler yaşamaktadır, böylece 1. Samule Kitabı, bölüm 19, dize 18 ile 24 arasında okunabileceği gibi, halkın maskarası olurlar: Davut kendisini öldürtmek istiyen Saul’dan, Samuel’in yanına kaçmıştır.

 

Ve: İşte, Davuk Rama’daki Nayota’dır, diye Saul’a bildirdi. Ve Saul Davud’u almak için ulaklar gönderdi ve peygamber zümresinin peygamberlik etmekte ve Samuelin baş olarak üzerlerinde durmakta olduğunu görünce, Saul’un ulakları üzerinde Tanrı’nın ruhu geldi ve onlar da peygamberlik ettiler.

 

Bunun üzerine kendisi de Rama’ya gitti… Ve oraya, Rama’daki Natoya’ya gitti; ve kendi üzerine de Tanrı’nını ruhu geldi ve Rama’daki Natoya’ya varıncaya kadar peygamberlik ederek gidiyordu. Ve o da esvabını çıkarttı ve kendisi de Samuelin önünde peygamberlik etti ve bütün o gün ve bütün o gece çıplak olarak yattı. bundan doalyı Saul’ da mı peygamberler arasında ? derler.

 

Büyük kiliselerin resmi tutumu başından beri daha çok Tevrat ve Paulus’a yönelmiştir; çünkü kutsal ruh bir kere kilisenin kabına döküldüğünden, tamamen kendiliğinden olan ekstatikçilere karşı şüpheyle olmasa da büyük dikkatle yaklaşır. Bu artık onlar için ihityaç değildir ve kim ekstasesini yaşamak istiyorsa Paulus ve belli ölçüde Augustinus gibi, hiç olmazsa bunun kişisel mesele olarak  görmeli ve kilisedeki koyun sürüsü arasında huzursuzluk çıkartmamalıdır. Kilise müziğinin birçok reformu, öyle ki bunlarda inançlıların ziyadesiyle sadece ekstaseye karşı savunma amacına yöneliktir. Ekstatik kültler bu nedenle sadece Hıristiyan mezheplerinde bulunmaktadır.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.